TOOL ve İlham
- Demet Azaklı
- 27 Şub
- 2 dakikada okunur
Bazen insanın büyüdüğü yer, fark etmeden tasarım anlayışının temelini atıyor. Sakinliği, doğası ve aynı zamanda çağdaş bakış açısıyla büyüdüğüm şehir, bana erken yaşta gözlem yapmayı ve acele etmemeyi öğretti. Bugün geriye dönüp baktığımda, yaptığımız işin ritminde o erken alışkanlıkların izini çok net görüyorum.
2001 yılında mimarlık okumak için şehirden ayrıldım. Yıllar sonra Turan Özeren’le birlikte TOOL’u kurduğumuzda aslında mimarlığı bırakmamıştık, sadece ölçeği değiştirmiştik. Bina yerine çanta tasarlıyorduk. TOOL bir deri markası olarak doğdu ama yaklaşımımız mimarlıktan geliyordu: oran, denge, malzeme ve islevsellik. Bizim için tasarım hâlâ bir şeyin sadece güzel görünmesi değil, iyi çalışması demek.
Zamanla fark ettiğimiz en önemli şeylerden biri malzemenin ritmini dinlemek oldu. Deri zamana alan tanıyan bir malzeme; kullanıldıkça güzelleşiyor, yaş aldıkça karakter kazanıyor. Biz de bu tavrı benimsedik. Aslında Ordu’nun temposu da buna çok yakındı. Karadeniz’in kıyısında, acele etmeyen, kendi ritminde akan bir yerdi. Belki de bu yüzden bugün TOOL da aynı anlayışla ilerliyor: dengeli, düşünceli ve sezonluk gürültülerle çok ilgilenmeyen bir tempoda. Çünkü bizim için iyi bir çanta kısa süreli heyecan yaratmaktan çok, uzun süreli bir ilişki kurmalı.
Tasarım dilimiz evrensel bir yerden konuşuyor: sadelik, doğal ve sıcak bir malzeme hissi ve yoğun bir güne uyum sağlayan detaylar. Tokyo’da, Berlin’de, New York’ta ya da İstanbul’da hayat farklı akıyor olabilir ama iyi yapılmış bir ürünün hissettirdikleri şaşırtıcı şekilde aynı.
TOOL’u kullanmaya başladıkça küçük keşiflerin ortaya çıkmasını seviyoruz. Bir gün o minik cebin aslında tam aradığın şey için olduğunu fark ediyorsun. Sonra çanta omzuna olması gerektiği gibi oturuyor. Bir süre sonra derinin seninle birlikte yaş aldığını görüyorsun. TOOL biraz böyle bir deneyim: kullandıkça kesfedecegin bir yolculuk.
Ve bir noktada şunu gördük: iyi tasarım bazen düşündüğünden daha hızlı yol alabiliyor. TOOL kısa sürede beklemediğimiz bir ilgiyle karşılaştı; Türkiye’de ve dunyada seçkin mağazalarda yer buldu. British Vogue, ELLE UK, Harper’s Bazaar UK gibi yayınlarda hikâyemiz yer aldı. Ekranlardan tanıdığımız isimlerin TOOL’u günlük hayatlarında kullanırken sosyal medyada ya da ekranlarda karşımıza çıkması da bizi mutlu eden küçük sürprizlerden biri oldu. Bu süreç bize şunu yeniden hatırlattı: doğru yapılan iş, nerede olursa olsun karşılığını buluyor.
Eğer bu yazıyı okuyan genç biri varsa, şunu söylemek isterim: basladigin yer sana bir bakış açısı verir ve ilham bazen en tanıdık yerden çıkar.
.png)



Yorumlar